1980 sonrası Türkiye'de artan gelir eşitsizliği ve yoksulluğu, doğrudan ve dolaylı mücadele politikaları (Yeşil Kart, mikrokredi) çerçevesinde ele alan bir çalışma.
Günümüzde yoksulluk tüm dünyada çok önemli bir sorun haline gelmiştir. Yoksulluk hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler için bir sorundur. Yoksulluğun üzerinde fikir birliğine varılan net bir tanımı yoktur. Genel olarak insanların yaşaması için gerekli olan mal ve hizmetlere sahip olamaması olarak tanımlanabilir. Yoksulluk tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de göz ardı edilemeyecek bir sorundur. 1980'li yıllar sonrasında Türkiye'de gelir dağılımı eşitsizliği ve yoksulluk artış göstermiştir. Türkiye'de yoksulluk oranları hanehalkı kullanılabilir fert gelirine, gelire dayalı kent ve kır ayrımına, hanehalkı tipine ve eğitim durumuna göre farklılıklar göstermektedir. Yoksullukla mücadele politikaları doğrudan ve dolaylı yöntemler olmak üzere ikiye ayrılır. Türkiye'de son yıllara kadar yoksullukla mücadelede dolaylı yöntemler hakim olmuştur. Fakat dolaylı yöntemlerin yetersiz olduğunun anlaşılması ile doğrudan yöntemler uygulanmaya başlanmıştır. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvik Fonu, Yeşil Kart uygulaması, kadınlara yönelik verilen mikrokrediler bu uygulamalardan bazılarıdır.
Kaynak: Crossref (DOI meta verisi) — yazarların yayınladığı orijinal özet.
Hakkında
1980 sonrası Türkiye'de artan gelir eşitsizliği ve yoksulluğu, doğrudan ve dolaylı mücadele politikaları (Yeşil Kart, mikrokredi) çerçevesinde ele alan bir çalışma.
Yazar: Sema Yaşar, Mehmet Okan Taşar
Yayın: Sosyal Ekonomik Araştırmalar Dergisi, 19(38), 118-144